Sur’da bir çocuk: ‘Polis ateş ediyor, biz çatapat atıyoruz’

Sur’da Melikahmet Caddesi, öğlen saati. Caddeye tarihi surlardaki Urfa Kapısı’ndaki polis noktasından geçerek giriliyor. Kadın bir polis çantamı didik didik arıyor, “İçeride kesinlikle fotoğraf çekemezsin” diyerek ‘içeri’ girmeme izin veriyor. Melikahmet uzun, geniş bir cadde ve sokağa çıkma yasağının olduğu mahallelere uzanıyor. Caddenin sonunda, Japon Pazarı’nın olduğu yerde yine polis bariyerleri konulmuş, oradan geçmek kesinlikle yasak; ardında çatışmaların sürdüğü yasaklı mahalleler başlıyor. Bariyerin arkasındaki ‘akrep’ denilen iki zırhlı polis aracından caddeye … Okumaya devam et Sur’da bir çocuk: ‘Polis ateş ediyor, biz çatapat atıyoruz’

Diyarbakırlı çocuklar öfkeli: Batı’dakiler yılbaşı derdinde, biz yaşam

Diyarbakır’ın sokaklarında öfkeli çocuklar yürüyor; kiminin üzerinde lise üniforması, sırtında okul çantası, kimi 10 yaşını yeni geçmiş, kız ve oğlan çocukları. TOMA’lara taş atıyorlar, sokaklara barikat kuruyorlar. Onlara burada, ‘intikam kuşağı’ deniyor. Bunun ne demek olduğunu anlamak için biraz şehrin sokaklarında gezmek gerekiyor. Şehrin tarihi bölgesini çevreleyen surların içinde kalan Sur ilçesinin altı mahallesinde 2 Aralık’tan beri sokağa çıkma yasağı uygulanıyor. Gecekondular, tarihi evler, anıtlar ve ibadethanelerin bulunduğu … Okumaya devam et Diyarbakırlı çocuklar öfkeli: Batı’dakiler yılbaşı derdinde, biz yaşam

Ankara katliamı ve gündelik ırkçılık

Taziye çadırı, katliam haberi gelmeden önce çocukların oyun oynadığı, dört apartmandan oluşan blokun ortasındaki bahçeye kurulmuştu. Bu kez ortalıkta dolaştıkları için azarlanan çocuklar, gözden uzak duvar diplerine saklanmış sıkıntıyla oturuyor, ama hepsi ne olduğunu anlamaya çalışan meraklı gözlerle etrafı seyrediyordu. İki apartmanın arasına, siyah zeminin üzerinde “Üzgünüz, Öfkeliyiz, Yastayız, İsyandayız.Korkmayacağız, Yılmayacağız,  Unutmayacağız” yazan pankart asılmıştı. Ankara’da Barış Mitingi’nde bombalı saldırıda katledilen 102 insanın yedisi Alanya’dan … Okumaya devam et Ankara katliamı ve gündelik ırkçılık

Bir haberin hikâyesi

Zorlama haberler; “Git demişler” misal, “Terörün gölgesinde yaşamları yaz.” Yıl: 2008 kışı. Yer: Van. Haber müdüründen peş peşe gelen telefonlar, “Onu da sor, bunu da sor!” diyor. Sorular hakikate teğet bile geçmiyor. İstanbul’da masa başında haber çoktan kurgulanmış, kurguya göre sorular hazır, yanıtlar da buna uygun olsun isteniyor. Fotoğrafların nasıl çekileceği, köylülerin objektife nasıl bakacağı da önceden belli; nihayetinde dergi bu, “görsellik çok önemli şekerim.” … Okumaya devam et Bir haberin hikâyesi

Bir dakika vatandaş geçecek

  Kurtuluş Son Durak’taki evimden, Çağlayan Abideyi Hürriyet Meydanı’ndaki gazeteye yürüyerek gelmem tam iki saat sürdü; ‘normal’ günlerde 20 dakikadan fazla tutmaz. Şişli’den Taksim’e kadar Vali Hüseyin Avni Mutlu’nun vaat ettiği 35 bin polis yığılmıştı, her sokağın başı polisler tarafından tutulmuştu, neredeyse ara sokaklarda bile ‘akrepler’ cirit atıyordu. Normal mi? Daha adımımı Kurtuluş Caddesi’ne atmadan biber gazından yürüyemez hale geldim. Gençten bir mahalleli “Dolapdere’ye saldırdılar abla” diye pencereden sepet sarkıtan kadına … Okumaya devam et Bir dakika vatandaş geçecek

‘Tarihini gömen geçmişini de gömer’

Havaalanı’ndan Kars merkezine doğru arabada ilerlerken taksici, geçtiğimiz yerleri tanıtıyor: “Bak, burada kaz heykeli vardı kaldırdılar”, “Burada kadın heykellerinin olduğu süs havuzu vardı, o da gitti”, “Şurada gördüğünüz camları kırık bina eskiden hastaneydi, kapattılar.” Sanki şimdi yerinde olmayanları sıralamazsa Kars eksik kalırmış gibi anlatıyor. Doğduğundan beri, 30 yıldır, yaşadığı Kars’ı hayalimizde tamamlamamızı istermiş gibi… Onunla birlikte, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Ucube” diyerek ‘yıkılsın’ talimatı verdiği … Okumaya devam et ‘Tarihini gömen geçmişini de gömer’