Alper Görmüş’ün Görmediği

Alper Görmüş’ün ırkçılığın, milliyetçiliğin her türlüsünün karşısında olduğuna hiç şüphe yok. Köşe yazdığı gazetenin iddialı fikriyle çelişen söyleminden sorumlu tutulamayacağı ortada. Ama iğneyi başkalarına batırmanın çuvaldızı kendine batırmak gibi bir sorumluluğu da var. Bu sorumluluğu yerine getirmek, kendi ifadesiyle “derinin altındakini fark etmek için özel çaba sarf etmek” en çok, hak ihlalleri karşısında çabalarını bildiğimiz Alper Görmüş’ten beklenir.

Bizim basınımızda kuvvetli bir ırkçı damarın olduğu muhakkak. Bu eğilim bazen çok kaba bir tarzda da tezahür edebiliyor, fakat ırkçılık giderek çok ayıp bir davranış sayılmaya başladığı için, çoğunlukla bunun ‘incelikli’ biçimleri tercih ediliyor.”

Bu sözler Taraf gazetesindeki Medyaironik köşesinin sahibi Alper Görmüş’e ait.

“‘Pişman değiliz’ haberleri ve ‘Taş atan’ gazetecilik…” başlıklı yazısında Görmüş, Hürriyet’in “Rum çatlatan açılış”, Anadolu Ajansı’nın “Eski düşman Ermeni’den dost olmaz” başlıklı haberlerinin dilindeki ‘incelikli’ ırkçılığa çok yerinde eleştiriler getiriyor. “İnsandan ‘av’ diye söz eden haberler” başlıklı diğer bir yazısında da Görmüş, haberlerde ilk anda görünmez olan ‘incelikli’ hak ihlallerine karşı meslektaşlarını ve okuru uyanık olmaya davet ediyor, “Gördüğünüz gibi bazı illetler derimizin üstünde değildir, derimizin altına işlemiştir ve onları fark edebilmemiz için özel bir gayret sarf etmemiz gerekir” diye yazıyor.

Görmüş’ün medyanın diline, söylemine getirdiği eleştirilerin katkısı tartışılmaz. Tam da bu yadsınımaz katkısından dolayı, ondan aynı oranda “derinin altına işlemiş illetlere” karşı uyanık olmasını bekleme hakkına sahibiz.

Derinin altındaki…

Taraf gazetesi, geçtiğimiz salı günü, sürmanşete “Texas Naziler’i Bursa’ya yakışmıyor” başlığı atarak, Beşiktaş maçında Bursasporlu taraftar grubu Texas’ın statta “Ermeni köpekler Beşiktaş’ı destekler” tezahüratını haberleştirdi. Ne başlıkta taraftarların eylemini hafifleten “yakışmadı” sözcüğü, ne de haberin metni görmezden gelinecek gibi değil:

“Bursa’nın en etkili taraftar gurubu Teksas’ın yapmış olduğu ‘Ermeni köpekler Beşiktaş’ı destekler’ tezahüratı sadece yeşil sahalarda değil, memlekette görmek istemediğimiz hareketlerden.”

“Genelde böyle istenmeyen işleri yapanlar ‘Birkaç kendini bilmez’ diye geçiştirilirken, söz konusu Teksas olunca bir kez daha düşünmek lazım.”

“Grubun geçen sezon Bursa’da oynanan Diyarbakırspor karşısında imza attığı münferit işler hâlâ hafızaları süslüyor.”

“Irkçılık ve milliyetçilikle kabarık icraat listesine yeni bir çentik attırmamak gerekiyor.”

Öncelikle haberi yazan kişiye “süslemenin” sözlük anlamının “bir şeyin daha hoş görünmesini sağlamak” olduğunu ve -açıkça söylemekten kaçınmış ama – ya ırkçılık ya da milliyetçilik anlamında kullandığı “münferit işler” tanımıyla yan yana gelemeyeceğini hatırlatmak bir borçtur.

Cümleleri bu şekilde kurabilmek dil bilmezliğin, mesleki tecrübesizliğin sonucu olmasa gerek. Haberde Türkiye’de ırkçılığın “münferit” diye geçiştirilmesinden şikayet edildiği cümlede aynı zamanda ırkçılığı “istenmeyen işler” olarak kodlamak safdilliğin çok ötesine geçen daha derin bir soruna, tam da Görmüş’ün belirttiği gibi, derinin altına işlemiş illetlere işaret ediyor.

Bu illetle malul zihin, Ermenilere yönelik çok ağır haraket içeren o tezahüratı ülkenin kabarık miliyetçilik ve ırkçılık listesine sadece “bir çentik” olarak kaydetmekte sakınca görmüyor.

İğneyi batırırken…

Haberin yayınlanmasının üzerinden bir hafta geçmesine rağmen Medyaironik köşesinde bu konuda itirazını dile getirmemesini Görmüş’ün köşe yazdığı gazeteyi okumamasıyla açıklayabiliriz belki. Gözünden kaçma ihtimali var ama örnekler de tek bir haberle sınırlı değil.

Taraf “Ha Bahçeli ha Diaspora” başlığını attığında, Taşnaktsutyun’un Uluslararası İlişkiler Sekreteri Giro Manoyan için “Ermenistan’ın Bahçelisi” dediğinde ya da bir haberde “Ermeni kuyumcu çetesi” ifadesini kullandığında da Görmüş’ten bu haberlerin diline, sunumuna, atılan başlıklara dair bir eleştiri gelmedi.

Görmüş’ün ırkçılığın, milliyetçiliğin her türlüsünün karşısında olduğuna hiç şüphe yok. Köşe yazdığı gazetenin iddialı fikriyle çelişen söyleminden sorumlu tutulamayacağı ortada. Ama iğneyi başkalarına batırmanın çuvaldızı kendine batırmak gibi bir sorumluluğu da var. Bu sorumluluğu yerine getirmek, kendi ifadesiyle “derinin altındakini fark etmek için özel çaba sarf etmek” en çok, hak ihlalleri karşısında çabalarını bildiğimiz Alper Görmüş’ten beklenir.

Çünkü düşünmek taraf olmaksa, taraf olmak da sessiz kalmamayı gerektirir.

Turnusol – 17 Aralık 2010

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s